Dünya

FKÖ Konseyi: İsrail, Ramallah’ta 15 bin 813 dönümü devlet arazisi ilan etti

FKÖ’ye bağlı konsey, İsrail’in Ramallah’ın kuzeybatısında devlet arazisi olarak sınıflandırarak el koyduğu alanı net 15 bin 813 dönüm artırdığını açıkladı. Kararın, Filistinlilerin tarım arazileri üzerindeki baskıyı artırdığı ve köyler arasındaki coğrafi bölünmeyi derinleştirdiği bildirildi.

7 Kasım 20264 dk okuma0 yorum
FKÖ Konseyi: İsrail, Ramallah’ta 15 bin 813 dönümü devlet arazisi ilan etti
Haberi dinle
Özet hazır
Reklam Alanı · 728×90

Filistin Kurtuluş Örgütü’ne (FKÖ) bağlı Ayrım (Utanç) Duvarı ve Yahudi Yerleşim Birimleriyle Mücadele Konseyi, İsrail’in işgal altındaki Batı Şeria’nın orta bölümünde bulunan Ramallah kentinin kuzeybatısında, “devlet arazisi” olarak sınıflandırıp el koyduğu alanı 15 bin 813 dönüm genişletme kararı aldığını ve bu adımla ilhakın önünü açtığını duyurdu.

Konseyin açıklamasında, kararın 1983 yılına ait eski bir arazi ilanının sınırlarının “Mavi Hat Ekibi” adıyla bilinen birim tarafından yeniden incelenmesinin ardından verildiği kaydedildi. Açıklamada, “Düzenleme çerçevesinde 19 bin 451 dönüm arazi sınırlara dahil edilirken, 3 bin 638 dönüm arazi kapsam dışında tutuldu. Böylelikle İsrail’in ‘devlet arazisi’ şeklinde sınıflandırarak el koyduğu bölgelerde net 15 bin 813 dönümlük artış yaşandı.

Bu kararla Beytillu ve el-Mezraa el-Kıbliyye beldelerindeki toplam 79 bin 823 dönüm arazi söz konusu sınıflandırmaya dahil edildi.” ifadelerine yer verildi. Konsey, genişletme kararının, Filistin topraklarının gasbedilmesiyle kurulan Nahliel, Neriya ve Kerem Reim yerleşimlerini içine alan “Talmon” yerleşim bloğuna ileride kullanılmak üzere arazi temin etmeyi ve bölgedeki yerleşim noktaları arasında coğrafi bütünlük sağlamayı hedeflediği uyarısında bulundu.

Bu adımın Filistinlilere ait tarım arazileri üzerindeki baskıyı artırdığı, köyler arasındaki coğrafi parçalanmayı daha da derinleştirdiği ve bölge halkının yerleşimlerini ve tarımsal faaliyetlerini genişletebileceği alanları giderek daralttığı belirtildi. Açıklamada, İsrail’in kararının, Beytillu, el-Mezraa el-Kıbliyye ve Deyr Ammar beldelerinin bulunduğu aynı bölgede 2 bin 536 dönümlük arazinin gasbedilmesinden yalnızca birkaç gün sonra alındığına dikkat çekildi.

Reklam Alanı · Yazı İçi 300×250

Yaşananların, Ramallah’ın kuzeybatısında arazi gasplarına ve bölgenin coğrafi yapısını yeniden biçimlendirme girişimlerine hız verildiğini ortaya koyduğu ifade edildi. İsrail hükümeti, 15 Şubat 2026’da, Batı Şeria’daki arazilerin 1967’den bu yana ilk kez “devlet mülkü” olarak kaydedilmesine yönelik sürecin başlatılmasını öngören teklifi onaylamıştı.

İsrail’de yayımlanan Yisrael Hayom gazetesinin haberine göre, bu adımla 2030 yılına kadar “C Bölgesi”nin yüzde 15’inin aşamalı biçimde ilhak edilmesi amaçlanıyor. Filistin yönetimi ile İsrail arasında 1995 yılında imzalanan İkinci Oslo Anlaşması doğrultusunda Batı Şeria, A, B ve C bölgelerine ayrılmıştı. Batı Şeria’nın yaklaşık yüzde 18’ini kapsayan “A bölgesi”nin idari ve güvenlik denetimi Filistin yönetimine bırakılırken, yaklaşık yüzde 22’lik “B bölgesi”nin idaresi Filistin yönetimine, güvenliği ise İsrail’e verilmişti.

Yüzde 60’tan fazlasını oluşturan “C Bölgesi”nin idari ve güvenlik kontrolü ise İsrail’e devredilmişti. Filistinliler, İsrail’in bu uygulamalarını Batı Şeria’nın ilhakına hazırlık olarak değerlendiriyor ve söz konusu adımların Birleşmiş Milletler kararlarının temelini oluşturan iki devletli çözüm ilkesini zayıflattığını belirtiyor.

İsrailli sivil toplum kuruluşu Peace Now (Barış Şimdi) Hareketi’nin 2024 verilerine göre, Doğu Kudüs hariç işgal altındaki Batı Şeria’da yaklaşık 3 milyon Filistinli yaşarken, Filistin topraklarını gasbeden İsraillilerin nüfusu 500 bini aşmış bulunuyor. Filistin istatistiklerine göre, işgal altındaki Batı Şeria’da 141 yasa dışı yerleşim birimi ile Yahudi gruplar tarafından kurulan ve İsrail yasaları uyarınca da “kaçak” kabul edilen 224 kaçak yerleşim noktasında yaklaşık 750 bin İsrailli yaşıyor.

Bu nüfusun yaklaşık 250 bini, işgal altındaki Doğu Kudüs’te bulunan 15 yerleşim biriminde ikamet ediyor. İsrail’in işgal ettiği topraklarda kurduğu Yahudi yerleşim birimleri ve bu bölgelere nüfus transferi gerçekleştirmesi uluslararası hukuk bakımından yasa dışı kabul ediliyor.

#Güncel#Haberler
İlginizi Çekebilir
Yorumlar (0)
0/500

Yorumlar editör onayından sonra yayınlanır.

Henüz yorum yok. İlk yorumu siz yapın.